Demir çelik sektöründen Türkiye ihracatına 30 milyar dolarlık katkı

Demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörleri, 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye ihracatının yüzde 12,6’sını oluşturarak ekonomiye güçlü katkı sağladı. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) ise 3 milyar dolarlık ihracata ulaşarak, bölgesel ihracatta ve sektörün genel dengesi içinde stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu.

Sektörün 2025 yılı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, “Demir Çelik sektörü zorlu küresel koşullara ve ihracatımızı kısıtlayıcı haksız koruma duvarlarına rağmen yılı güçlü bir ihracat hacmiyle tamamladı. 2026 yılına tüm küresel risklerle birlikte temkinli giriyoruz. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bu dönemde, yeşil dönüşüm, katma değerli üretim ve verimlilik odaklı projelere hız vererek sektörümüzün ihracat gücünü daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi.

Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı aralık ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,1 artışla 1,1 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 1,5 milyar dolar oldu.

2025 yılı genelinde ise demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 6,6 artışla 13 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 2,5 artışla 17 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde, 30 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 12,6’sını oluşturdu.

Akdeniz’den yapılan ihracat 3 milyar doları buldu

Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) aralık ayı performansına bakıldığında; demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12 artışla 81 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 19,8 düşüşle 190 milyon dolar oldu.

Ocak–Aralık döneminde ADMİB, demir ve demir dışı metallerde yüzde 7,9 artışla 818 milyon dolar, çelikte ise yüzde 9,6 düşüşle 2,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.

İhracatta en yüksek artış Fas’a yapıldı

Aralık ayında Türkiye geneli demir çelik ihracatında Romanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Almanya, ABD ve Birleşik Krallık izledi. ADMİB’in aralık ayı ihracatında ilk sırada İtalya yer aldı. Bu ülkeyi Fas, Mısır, ABD ve Irak takip etti.

2025 yılı tamamında ise Türkiye geneli sektör performansında ilk 5 sırada Almanya, İtalya, Romanya, Birleşik Krallık ve Bulgaristan olurken, ADMİB’in ilk sırasını ise İtalya, Irak, Romanya, Almanya ve Mısır oluşturdu.

2025 yılında Türkiye geneli sektör ihracatında ilk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 50 ile Fas’a, yüzde 13 ile İtalya ve Bulgaristan’a, yüzde 12 ile Yunanistan’a yapılan ihracatta kaydedildi. ADMİB’in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 88 ile Fas’a, yüzde 49 ile ABD’ye, yüzde 27 ile Ukrayna’ya ve yüzde 23 ile Almanya’ya yapılan ihracatta görüldü.

“Sektörümüzün ihracat gücünü daha ileri taşımayı hedefliyoruz”

Sektörün 2025 yılı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, zorlu küresel koşullara ve ihracatımızı kısıtlayıcı haksız koruma duvarlarına rağmen yılı güçlü bir ihracat hacmiyle tamamladıklarını söyledi. ADMİB olarak demir ve demir dışı metallerde artış eğilimini sürdürdüklerini belirten Tosyalı, çelikte küresel talep ve fiyat baskıları nedeniyle daha sınırlı bir seyir izlendiğine dikkat çekti. Tosyalı, buna karşın Akdeniz’den yapılan toplam ihracatın 3 milyar dolara ulaşarak, bölgenin sektör içindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

Pazar çeşitliliğinin sektör için önemli bir denge unsuru olduğuna dikkat çeken Tosyalı, firmaların yeni pazarlara uyum kabiliyetinin yüksek olduğunu vurguladı. 2026 yılına tüm küresel risklerle birlikte temkinli girdiklerini kaydeden Tosyalı, şunları söyledi:

“Enflasyonun düşüş eğilimine girmesi ve buna paralel olarak faiz oranlarında beklenen gerileme, 2026 yılında piyasa dinamikleri ile finansman koşullarını daha öngörülebilir bir zemine taşıyacaktır. Finansmana erişimin kademeli olarak kolaylaşması; özellikle yatırım, modernizasyon ve kapasite planlaması yapan firmalarımız açısından önemli bir avantaj yaratacaktır. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bu dönemde, sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini; yeşil dönüşüm, katma değerli üretim ve verimlilik odaklı projelerle güçlendirerek ihracat performansımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Öte yandan, korumacılığın hız kazandığı kritik bir süreçten geçiyoruz. Başta Avrupa Birliği olmak üzere, diyalog kanallarını en üst düzeyde açık tutarken; ihracatçımızın rekabet gücünü koruyan, ulusal çıkarlarımızla uyumlu ve sahadaki gerçeklikleri dikkate alan milli bir sanayi politika setini Bakanlıklarımızla ve özel sektörümüzle eşgüdüm içinde yürütmemiz gerektiğine inanıyoruz. Birlik olarak; ihracatçılarımızın bu dönüşüme uyum sağlaması, yeni düzenlemelere hazırlık kapasitesini artırması ve 2026 yılında daha güçlü bir performans sergilemesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”