METAVERS’İN KRİPTO PARA İLE EŞLEŞMESİ

Bir gün herkesin kendi dijital versiyonu olacak! Öyle ya da böyle. Size çok benzeyen bir kopya ya da stilize edilmiş bir avatar. Evet bu kelimeyi çoktan duyduk ve kullanmaya başladık. 
Avatarlar, internetteki sanal kimliğimiz oldu. Kendimize minik bir profil görseli seçtik ve internetteki her yerde kullanmaya başladık. İnternetin bir sonraki aşaması için -yani bugünlerde çok konuşulan metaverse için- avatarlar yeterli olmayacak. Gerçek zamanlı olarak hareket ettirebildiğimiz, çok gerçekçi 3 boyutlu dijital insanlar kullanacağız. 
Duygularımızı bu sanal varlıklarla ifade edeceğiz. Yazılı iletişimde emojiler kullanmaya benzer şekilde, görüntülü iletişimde bu dijital insanların yüzü bizim duygusal durumumuzu yansıtacak.

Bugün artık cebimizde taşıdığımız en kötü telefon bile o zamanki bilgisayarlardan hızlı. Ve az önce de gösterdiğim gibi çok gerçekçi dijital insanlar birkaç günde yapılabiliyor.
“Meta” kavramını birdenbire her yerde duymaya başladınız. Çünkü 2 hafta kadar önce Facebook grubu kendisine bir çatı şirket kurarak “Meta” adını verdi ve bu kavramı sahiplenmeye çalıştı.
Yani bu fikir hiç de yeni değil. Ama bir şekilde gerçekleşebilmesi için doğru zamanın gelmesini bekliyordu. O doğru zaman hala tam olarak gelmemiş olabilir ama geri dönüşü olmayan bir yola girildiği de kesin. 
Şu anda birbirinden farklı ve hatta rakip olan şirketler o yüzden birbiri ardına kendi “metaverse”lerini duyuruyor. Facebook’un ardından Microsoft şöyle bir tanım getirdi.
“Metaverse nedir? İnsanların ve nesnelerin dijital temsillerinin yaşadığı dijital bir yerdir.”
Bunlar daha gerçekçi hale getirilebilir mi? Bu konuda bazı denemeler yapıldı. Mesela 2018’de Çinli bir oyuncudan yola çıkarak şöyle bir karakter hazırlandı. 

Merhaba. Ben Siren, ve ben dijital bir insanım. Sanatçı ve mühendislerden oluşan uluslararası bir takım tarafından yaratıldım. 
Yine aynı yıl Oscar’lı oyuncu Andy Serkis’in dijital kopyası Shakespeare’in unutulmaz eseri Macbeth’i dijital dünyaya taşıdı. 
İşte tüm bunları üreten ekip artık dileyen herkesin son derece gerçekçi dijital insanlar tasarlayabilmesini sağlayan bir araç geliştirdi.
Peki ya sonra? Şu anda bu araç Metaverse kavramının öncülerinden Epic Games’in bir oyun motoru olan “Unreal Engine” ile uyumlu olarak çalışıyor. Yani bu “metahuman”ları kullanarak oyunlar ya da animasyonlar yapabiliyorsunuz. Yüzünüzün ve vücudunuzun hareketlerini yakalayan bir teknolojiniz varsa bunları bir kukla gibi oynatabiliyorsunuz. Bu yakalama teknolojileri şu anda basit olarak bazı cep telefonlarında bile var. 
Biraz daha karmaşık olanlarını kullananlar kendi kopyalarını üretebilmek için özel tasarlanmış makinelerden faydalanıyor. Eski bir görsel efekt uzmanı bunun için “ışık sahnesi” adında özel bir cihazda ışığın cildiyle nasıl etkileşime girdiğini kaydetmiş. Yüzünün ve vücudunun tüm ayrıntılarını dijitalleştirmiş. Bu kopyayı bir kez oluşturduktan sonra her dijital ortamda kullanılabilecek bir formata dönüştürmüş. Sonra da kendisi ve dijital kopyası bir TED Konferansı’na katılmış ve konuşma yapmış. Son derece gerçekçi görünen bu dijital kopyayı neredeyse gerçek zamanlı olarak kontrol ediyor. Bunun için vücut hareketlerini yakalayan özel bir giysiyi giymek ve yüz mimiklerini yakalayan kameralarla donatılmış bir kaskı takmak zorunda. Şimdilik ancak bu şekilde gerçekçi bir kopya hareketlendirilebiliyor. Ama isterse sadece bir düğmeye basarak bunu bambaşka bir karakterle değiştirebilir. 

Ağzımın sağ tarafıyla konuştuğumda Elbor da aynını yapıyor. 
VR dünyasında bazı kişilerin hissettiği bir durum var: “Phantom Sense” adı veriliyor bu duruma. Hayalet his. Eğer sanal görüntüler yeterince gerçekçi ve yüksek çözünürlüklüyse olmayan bir şeyi hissetmeye başlıyorsunuz. Mesela bir ürperti ya da dokunuş. Gerçekte arkanızda olmayan birini varmış gibi hissetmek. Daha 3 hafta önce piyasaya sürülen bu yeni nesil hiper gerçekçi kaskları kullananlar işte buna benzer deneyimler yaşadıklarını söylüyor. Üstelik hareketsiz, cansız basit 3 boyutlu modellere bakarak bile.
Bir de bunların son derece gerçekçi, gerçek zamanlı hareket eden, insan mimiklerini en ince ayrıntısına kadar yansıtabilen “metahuman”lar olduğunu bir düşünsenize…
Ayrıca “phantom sense” gibi psikolojik etkilere de gerek kalmayacak gibi gözüküyor çünkü geçtiğimiz Salı günü Facebook -şey Meta- sanal gerçeklik eldivenlerinin prototipini tanıttı. Bu haptic eldivenlerle sanal nesnelere dokunduğunuzu hissedebiliyorsunuz. Oyun oynayabiliyor, zar atabiliyor, satranç taşlarını yerinden oynatabiliyorsunuz. Ya da MetaHuman’larla el sıkışabiliyorsunuz. 
Kasım 2021’de iki farklı şirket daha “metaverse”le ilgili planlarını duyurdu. İlki Pokemon Go gibi yenilikçi “Augmented Reality – Artırılmış Gerçeklik” oyunlarını geliştiren Niantic’ten geldi. “Lightship” adında gezegen ölçeğinde bir AR motoru geliştirdiklerini ve dileyen programcıların bunu kullanabileceğini duyurdu.

Diğeri de bilgisayarlar için grafik hızlandırıcılar üreten Nvidia’dan geldi. Gerçi onlar “metaverse” yerine “omniverse” tabirini kullanıyor ve o etkinlikte bu platforma ilişkin teknolojileri tanıttılar ama gösterdikleri şeyler, bu işin geleceğine dair çok çarpıcı örneklerdi. Mesela fabrikaların “metaverse”teki dijital ikizlerinde çalışan “metahuman”lar. Ya da bütünüyle kentlerin dijital ikizlerini kullanarak 5G sinyallerinin dağılımını “metaverse” ortamında simüle edenler. Nvidia’nın hayal ettiği bu ortamda internetin HTML dili yerine Pixar animasyon stüdyoları tarafından geliştirilen USD formatı kullanılıyor. Böylece farklı şirketler, kurumlar ya da organizasyonlar tarafından üretilen mekanlar ve bu mekanların içindeki dijital insanlar birbiriyle etkileşime girebiliyor. 

Bu etkinlikte tanıtılan en heyecan verici projelerden biri de “Maxine.” Çünkü onların “omniverse avatar” adını verdiği dijital insanların, iş dünyasında nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Diyelim ki kalabalık ve gürültülü bir ortamdan uluslararası bir iş toplantısına bağlanacaksınız. Bunu video görüntüsüyle yapmak yerine yarattığınız “metahuman”la bu toplantıya katılabileceksiniz. Yapay zeka ortam gürültüsünü elimine etmenin yanı sıra sizin mimiklerinizi gerçek zamanlı olarak dijital kopyanıza aktaracak. Karşıdakiler bu kopyayla etkileşime girecek. Göz kontağı özelliğiyle siz o sırada notlarınıza bakıyor olsanız bile dijital kopyanız diğerlerinin gözünün içine bakmaya devam edip konuşacak. Üstelik sadece ana dilinizde değil. Katılanların milliyetine göre aynı anda İngilizce, Almanca, İspanyolca, Fransızca ya da Çince konuşabileceksiniz. 
Dünya gerçekten de çok ilginç bir noktaya doğru ilerliyor. Kimileri “metaverse”ün dijital bir yer değil “singularity” gibi bir çeşit tekillik zamanı olduğunu düşünüyor. Herkes kendi tanımlarını yapıp, büyük bir hızla o tanıma uygun çözümleri tanıtmaya, üretmeye çabalıyor. 
Adeta tüm dünyanın, içindeki kentleriyle birlikte sanal kopyaları üretiliyor. Bildiğimiz evrenin ötesinde paralel evrenler kurgulanıyor ve bunların içinde insan ötesi “metahuman”lar tasarlanıyor. Bir gün herkesin kendi dijital versiyonu olacak! Öyle ya da böyle. Bu baş döndürücü gelişmeler karşısında bizlere düşen herhalde hayalle gerçeği birbirinden ayırdedebilecek bir göz, bize özel bir bakış geliştirmek olmalı. 

ABD’NİN EN BÜYÜK İKİNCİ BANKASINDAN KRİPTO PARA VE ‘METAVERSE’ AÇIKLAMASI
Bank of America’nın önemli stratejistlerinden Haim Israel, Metaverse ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bu sistemin kripto para birimleri ve Blockchain için çok önemli olduğunu ifade eden Israel, sektörün önünün açık olduğunu düşünüyor.
Yıllardır hayatımızın içerisinde olan ve giderek daha da popülerleşen kripto para birimleri, hayatımıza sık sık yeni tabirler sokuyor. Örneğin; bundan bir süre önce NFT projelerini konuşurken şimdilerdeyse “Metaverse” tabiriyle sıklıkla karşılaşıyoruz. Aslında daha öncesinde de var olan ancak Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in yaptığı açıklamalarla bir hayli popüler hale gelen teknoloji, kripto para yatırımcılarını da etkilemeye devam ediyor.
ABD’nin en büyük bankalarından bir tanesi olan Bank of America bünyesinde çalışmalarını sürdüren stratejist Haim Israel, insanların ilgisini çekmeye başlayan Metaverse sektörüne ilişkin bazı değerlendirmelerde bulundu. Israel tarafından yapılan açıklamalara göre Metaverse, Blockchain teknolojisi için büyük yeniliklere kapı aralayacak. Ayrıca kripto para birimleri, Metaverse ile kendilerine yeni bir kullanım alanı bulacak. 

‘STABİL COİNLERİN ÖNEMİ ARTACAK’
“Bunun kesinlikle büyük, çok büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum. Yalnızca doğru platformlara ihtiyacınız var… Bu platformlar, bütün ekosistem için büyük bir fırsat yaratacaklar.” şeklinde konuşan Haim Israel, Metaverse’ün yaygınlaşmasıyla kripto para birimlerinde ne gibi değişikliklerin olacağına da değindi. Bu bağlamda Bitcoin ve Ethereum gibi dev kripto para birimlerindeki oynaklığın Metaverse için pek de uygun olduğunu düşünmediğini belirten Israel’e göre önümüzdeki dönemlerde, stabil coinlerin önemi artacak.
Metaverse ile ilgili açıklamalarda bulunan tek isim, Haim Israel değil. Bir süredir tüm kripto para analistleri, bu teknolojiye yoğunlaşmış durumdalar. Örneğin; dijital varlık değerlendirme platformu Grayscale analistleri, Metaverse ekosisteminin önünün çok açık olduğunu söylüyorlar. Hatta ekosistemdeki para, 1 trilyon doları aşacak. Bu piyasa hacmi, Bitcoin’in bugünkü toplam piyasa hacmine yakın bir meblağ…

RECEP EKİNCİ – 10 ARALIK 2021 CUMA