
Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, ADMİB toplantısının sohbet bölümünde, Ekonomi Gazetesi’nde Vahap Munyar’a konuştu. Fuat Tosyalı, “Çelik çok stratejik bir sektör; zor zamanlarda kârımız düştü büyümüyoruz diye hemen çıkılacak bir endüstri değil. Bu aynı zamanda milli bir sorumluluk. Bir sanayici olarak bu ferasetle hareket ediyoruz” dedi.
‘BU SÜREÇTE HEM SATIN ALMA OPSİYONLARI HEM DE YENİ YATIRIMLAR AJANDAMIZIN İLK SIRASINDA’
Fuat Tosyalı, “70 yılı aşan geçmişimizde her krizden büyüyerek çıktık. Dolayısıyla bu süreçte hem satın alma opsiyonları hem de yeni yatırımlar ajandamızın ilk sırasında. Ayrıca piyasa boşluk kabul etmez; siz çıkarsanız, yerinizi başkası doldurur” açıklamasıyla rasyonel akılla hareket edilmesi gerektiğini aktardı.
Ekonomi Gazetesi’nin tecrübeli ismi Vahap Munyar, köşesine şu mülakatı taşıdı;
“Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, geçen Ramazan ayında Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı şapkasıyla bayileriyle düzenledikleri iftar buluşmalarından birinde, “İşler kötü” diyen bayisine sordu:
– Biz kaç yıldır birlikte çalışıyoruz? Yani, kaç yıldır Tosyalı Demir Çelik bayisisin?
Bayi yanıtladı:
– 30 yıl olmuştur…
Fuat Tosyalı, yakınan bayiye geçmişi anımsattı:
Ya arkadaş, 30 yıldır her toplantımızda, “İşler kötü” deyip durdun. Hiç, “İşlerimiz iyi” dediğini hatırlamıyorum. Oysa senin dükkan bugünkünün 30’da biri idi. Benim işler de öyleydi. Bugünkünden çok daha küçüktü.
Ardından ekledi:
– Senin de, diğer bayilerimizin de, benim de işlerimiz bugünkü seviyesine geldiyse işlerimizin iyi gittiği dönemler oldu. Yoksa bugünkü seviyemize nasıl gelebilirdik?
Fuat Tosyalı, bayisiyle yaşadığı bu diyalogu Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin kendisi Başkanlığındaki son yönetim kurulu toplantısında anlattı.
Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu, Birliği 9-10 Nisan 2026’daki seçimleri öncesi son yönetim kurulu toplantısını Fuat Tosyalı’nın başkanlığında İstanbul’da yaptı.
Toplantıya ADMİB Başkan Yardımcıları Adnan Ersoy Ulubaş, Rahmi İncetan, Yönetim Kurulu Üyeleri Şaban Altunbağ (muhasip), Bülent Aytekin, Şerif Yavuz Tosyalı, Meltem Alim Atmaca, Mustafa Ustaoğlu, Sefa Çiçekçi, Şahin Özbek, Mehmet Özbıyık katıldı.
Başkan Yardımcısı Adnan Ersoy Ulubaş haber verince Hakan Güldağ’la birlikte ADMİB yönetiminin son toplantısının sohbet bölümünde yerimizi aldık, sektör temsilcilerini dinleme fırsatı bulduk.
Fuat Tosyalı, Türkiye’nin en büyük çelik üreticilerinin ADMİB’e bağlı bölgede olduğunu belirtti:
– Özellikle İskenderun ve Osmaniye başta olmak üzere bölgemiz 20 milyon tona yakın kapasite ile Türkiye’deki toplam üretimin yarısından fazlasını gerçekleştiriyor. Ülkemizdeki toplam üretim 37 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Bölgede demir çeliğin yanı sıra alüminyum ve bakır üretiminin de olduğunu vurguladı:
– ADMİB, Akdeniz Bölgesi’nde kurulu olsa da Kayseri, Kahramanmaraş’ı da kapsıyor, Konya’nın da bir bölümünü kucaklıyor.
ADMİB’in üye sayısının 8 bine yakın olduğunu kaydetti:
– ADMİB üzerinden geçen ihracat 3 milyar doları aşıyor…
Tosyalı, “ekonomim.com” olarak düzenlediğimiz zirvede Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2 saatlik sunumu öncesi kendisiyle yapığımız söyleşiyi anımsattı:
– Başta Çin olmak üzere Uzak Doğu’dan 18 milyon ton demir-çelik ithal edildiğini, buna 9 milyar dolar gittiğini anlatmıştım. Sayın Şimşek, buna alınabilecek önlem konusuna odaklanacaklarını söylemişti.
Türkiye’de demir-çelik sektörünün kapasite kullanım oranının yüzde 62’ye düştüğünün altını çizdi:
– Dünyada korumacılık önlemleri arttı. Anti-damping soruşturmaları önceki yıla göre 5 kat arttı. Çin başta olmak üzere Uzak Doğu’dan ülkemize haksız rekabet yaratan demir-çelik girişini frenlemeye ek gümrük vergileri yetmiyor. Avrupa gibi kota koymak gerekiyor.
Mehmet Özbıyık araya girdi:
– Sayın Mehmet Şimşek haklı. Türkiye’nin bazı sektörlerden çıkması gerekiyor. Biz tekstil sektöründeydik. 10-11 yıl önce çıktık. İyi ki çıkmışız. Yalnız, sıkıntı şimdi demir-çelik gibi sektörlerde de hissediliyor.
Fuat Tosyalı, bu duruma şu pencereden baktı:
– Bazı sektörler güç kaybediyor. Buna rağmen biz sektörümüzde hâlâ fırsatlara bakıyoruz. Geçen sene büyük bir satın alma yaptık. Şunu unutmayalım: “Birileri için biten, başkaları için başlangıç olur.”
Biz kapasitemizi yüzde 100 artırmak durumundayız
Tosyalı Grubu, bugüne kadar yaşanan krizlerden hem yeni büyüme öykülerine imza atarak çıkmayı başardı. Yani, krizleri fırsata çevirdi.Fuat Tosyalı, Çin başta olmak üzere Uzak Doğu’dan gelen ürünlerin yarattığı haksız rekabetten yakınıyor ama pes etmek yerine yeni satın alma ve yatırımları hem gündeminde tutuyor…
‘DÖVİZ KURUNA DAYALI BAKIŞ YANLIŞ, VERİMLİLİK KONUSUNA AĞIRLIK VERELİM’
AKDENİZ Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, çelik sektörünün zor bir sektör olduğunun altını çizdi:- Çelik sektörü zor zamanlarda kârın düşmesi nedeniyle çıkılacak bir sektör değil. Bu iş aynı zamanda stratejik bir sorumluluk. Biz sanayici olarak ferasetle hareket ediyoruz. Döviz kuruna dayalı taleplerin gündeme getirilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını savundu:- Verimlilik çok önemli bir konu. Bakın biz Cezayir’de yapay zekaya yatırım yaptık. Türkiye’de 800 personelle yaptığımız üretimi orada 200 kişiyle gerçekleştiriyoruz. Rekabetçilik kur gibi bizim kontrol edemeyeceğimiz unsurlar yerine yüksek verimlilikle sağlanabiliyor.
ENSEYİ KARARTMAYALIM DUYGULARLA HAREKET ETMEMEYE BAKALIM’
AKDENİZ Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, yaşanan zorluklara rağmen “enseyi karartmamak” gerektiğini belirtip, şu noktaya dikkat çekti:
– Her ne kadar stresli bir süreçten geçilse de ülkemiz enerjiye erişim açısından avantajlı durumda. Dünyada birçok ülke enerji açısından daha zor durumda bulunuyor.Devlet tecrübesinin böyle dönemlerde daha da önemli hale geldiğini belirtti:
– Savaşın kazananı olmaz. Türkiye’nin bu süreçten zarar görmeden, hatta fırsatları değerlendirerek çıkabileceğine inanıyorum. Böylesi dönemlerde duygularla değil, rasyonel akılla hareket edilmesi gerekiyor.”
HABER MERKEZİ



