
İMEAK Deniz Ticaret Odası(DTO) İskenderun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kutlu, sessizliğini bozdu. Bugüne kadar suskunluğunu koruyan, daha çok şubenin yürüttüğü çalışmalar ve hizmetlerle gündeme gelen Kutlu, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimler öncesi rakibi Fatin Bereketoğlu’nun açıklamalarına yanıt verdi. Oda yapılanması, deprem sürecindeki çalışmalar ve şubenin faaliyetleri üzerinden yapılan iddialara tek tek karşılık veren Başkan Kemal Kutlu, seçim sürecinin mesleki birlik ve saygı içerisinde yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Seçim sürecinde aday olmanın demokratik bir hak olduğunu belirterek, seçim rekabetinin düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğinin altını çizen Kutlu, denizcilikte yıllardır aktarılan önemli bir meslek kuralına dikkat çekerek “Rakip Olalım, Düşman Olmayalım” dedi.
‘İskenderun’un denizcileri ayrılıktan değil birlikten güç alır’ vurgusu yapan Kemal Kutlu’nun kamuoyu duyurusu şöyle;“Değerli Üyelerimiz, Denizcilik, dayanışmayı bütün mesleklerden daha fazla gerektiren bir meslektir. Denizde birinin ihmali diğerinin felaketi olur. Bu yüzden denizciler birbirlerine rakip olsalar da düşman olmazlar, birbirlerine doğruyu söylerler, birbirlerini karalamazlar. Bu, mesleğin içinde yetişen her denizcinin ilk öğrendiği kuraldır.
Şubemizin 1 Ekim 2026 tarihindeki seçimlerinde aday olan Sayın Murat Fatin Bereketoğlu’nun adaylığı demokratik bir haktır, bunu saygıyla karşılıyoruz.Uzun yıllar bankacılık yaptıktan sonra gözetim hizmetleri işiyle denizciliğe sonradan katılmış bir dostumuzun sektöre bu kadar ilgi duymasından da memnunuz. Ancak yayımladığı on dokuz maddelik hedef listesi ve bu listenin sonuna eklediği ayrılık tehdidi, deniz ticaretinin nasıl işlediğini henüz yeterince tanımadığını gösteriyor. Hakkımızda kullandığı, yer yer iftiraya varan sözleri bu yüzden fazla ciddiye almıyoruz. Fakat açık bir kanun maddesinin üyelerimizin gözü önünde çarpıtılması karşısında susmak, taşıdığımız sorumlulukla bağdaşmaz.
“1.000 ÜYE VE 100 GEMİ SAHİBİ ŞARTI KANUNUN KENDİSİDİR”
Sayın Bereketoğlu, 5174 sayılı Kanun’un 5. maddesinde “özel hüküm” olarak müstakil bir deniz ticaret odası kurmak için 100 üye ve bunların yüzde onunun gemi sahibi olması şartı bulunduğunu, Sayın Tamer Kıran’ın söylediği 1.000 üye ve 100 armatör şartının ise “şehir efsanesi” olduğunu yazmış. Kanun metni ortadadır, herkes okuyabilir. Madde 5 aynen şöyle der: “Odalar illerde, Birliğin olumlu görüşü üzerine Bakanlığın kararı ile kurulur. Bir ilde oda kurulabilmesi için ticaret siciline kayıtlı ve bu Kanunda belirtilen nitelikleri haiz en az bin tacir ve/veya sanayici veya deniz ticareti ile iştigal edenlerin Birliğe yazılı başvuruda bulunması zorunludur.” Deniz ticaret odaları için aynı maddenin son cümlesi şudur: “Ancak, başvuru sahiplerinin en az yüzde onunun gemi sahibi olması gerekir.” Binin yüzde onu yüzdür. Sayın Başkanımızın söylediği rakam şehir efsanesi değil, kanunun ta kendisidir.Yüz üye şartı ise Kanun’un 7. maddesinde geçer ve şube kurma şartıdır: “Bir ilçede faaliyet gösteren deniz taciri sayısı yüzü aştığı takdirde deniz ticaret odası şubesi, ilgili oda yönetim kurulunun teklifi ve meclislerinin kararı ile kurulur.”
Bu maddede gemi sahibi oranı diye bir şart da yoktur. İskenderun bu şartı yıllar önce sağlamıştır, bu yüzden İskenderun’da bir Deniz Ticaret Odası şubesi vardır ve o şube biziz. Sayın Bereketoğlu’nun yaptığı, şube kurma şartını alıp müstakil oda kurma şartı diye sunmak, sonra da doğruyu söyleyen Başkanımızı şehir efsanesi anlatmakla suçlamaktır.
“DEPREM ÜZERİNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER BİZİ ÜZDÜ”
Sayın Bereketoğlu’nun bizi en çok üzen cümleleri deprem hakkında olanlardır. Deprem, bu şehirde hiç kimsenin seçim malzemesi yapamayacağı kadar büyük bir yaradır. 18 Eylül’deki toplantıda Sayın Tamer Kıran’ın ne söylediğini salonda hepimiz dinledik. Kıran, İskenderun’un afetten en çok etkilenen ve adeta yeniden kurulan kentlerden biri olduğunu söyledi, Odanın ilk günden itibaren hem bölgenin hem üyelerin yanında olduğunu anlattı. Bu sözler ertesi gün yerel basına da aynen yansıdı. Bu konuşmayı “depremzedeleri İstanbul’a kaçmakla suçladı” diye anlatmak, salondaki herkesin şahit olduğu bir konuşmayı çarpıtmaktır.
Odamızın deprem günlerinde ne yaptığını İskenderun bilir, bunun için kimsenin şahitliğine ihtiyacımız yok. Yine de kayda geçsin. Depremin hemen ardından İMEAK Deniz Ticaret Odamız Merkez ve Şubeleriyle seferber oldu. 7 ve 8 Şubat’ta yardım TIR’ları Kahramanmaraş ve İskenderun’a gönderildi. 10 Şubat’ta İskenderun’da üç öğün yemek veren aşevimizi kurarak 30 ton gıda desteği sağladık. Antalya, İzmir, Bodrum, Kocaeli, Karadeniz Ereğli, Marmaris ve Aliağa Şubelerimizin katkılarıyla yardım gemileri, TIR’lar, iş makineleri ve çeşitli ihtiyaç malzemelerini bölgeye ulaştırıldı. Sayın Kıran 19 Şubat 2023’te, enkaz kaldırma sürerken İskenderun’daydı. Afet Koordinasyon Merkezi’ni, Liman Başkanlığımızı ve aşevimizi ziyaret etti, Meclis üyelerimizle İskenderunspor tesislerinde bir araya geldi. Şubemiz o günlerde hizmetlerini konteyner ofisten sürdürdü. Deprem sonrasında da Kaymakamlık, Valilik, İTSO ve Liman Başkanlığı ile üyelerimizin sorunları için yapılan toplantılar faaliyet raporlarımızda tarih tarih yazılıdır. Bu hizmetleri yapan insanları, depremi yaşamış bir şehrin önünde “sanki sadece kendileri gelip çalışmış edasıyla” diye anlatmak, ne İskenderun’a ne de denizciliğe yakışır.
“HİZMETLERİMİZ ‘BİRKAÇ PROJE’ DİYE GEÇİŞTİRİLEMEZ”
“Şubenin topladığı kaynağın tamamı Genel Merkeze gönderiliyor” iddiasına gelince; Kanun gereği Oda tek tüzel kişiliktir ve tahsilat Oda adına yapılır. Ama şubemizin bütçesini şube yönetim kurulumuz hazırlar, şube meclisimiz kabul eder, Oda Meclisi onaylar. Bu bütçeyle ne yapıldığı da gizli değildir. Sadece son yıllardan birkaç örnek: 2023’te DOĞAKA ve İl Tarım Müdürlüğü ile birlikte yürüttüğümüz Hatay Balıkçılar Kadın Eli projesi ve hayalet ağların temizlenmesi uygulaması, iki cilt halinde bastırdığımız “İskeleden Liman Şehrine İskenderun” kitabı. 2024’te İskenderun Teknik Üniversitesi’nin eğitim teknesine deniz motoru ve ekipmanı, Çakabey Denizcilik Lisesi’nin akreditasyonu, Sefa Atakaş Denizcilik Lisesi’ne verilen destek, İTSO ile ortak meclis toplantısı. 2025’te dalış merkezleri ve İSTE ile dalış turizmi çalışması, İskenderun Körfezi’ne tersane yatırımı için yatırımcı ve idarelerle görüşmeler, Madenli Yat Limanı’nın deprem sonrası yeniden canlandırılması, kamu kuruluşlarından gelen taslak mevzuat çalışmalarına görüş verilmesi, İSTE’de kurulan köprüüstü, makine dairesi, GMDSS ve ECDIS tüm simülatörlerin kurulması. Aynı anda on dört öğrencinin eğitim gördüğü bu merkezi Sayın Bereketoğlu’nun “birkaç proje” diye geçiştirmesini kabul etmek mümkün değildir.Hedef listesine de bakalım. Eski başkanların fotoğrafları, koro çalışmaları, yağlı direk yarışları, İskenderun’un il olması. Bunların hiçbiri kötü değildir ama hiçbiri deniz ticareti değildir. Deniz ticaretine değen hedeflerin çoğu ise Şubemizin zaten yaptığı işlerdir. (Yağlı direk yarışları Kaymakamlığın izni ile birkaç kere yapılmıştır.) Hayalet ağ temizliği 2023’te yapıldı, İSTE ile koordinasyon yıllardır sürüyor ve simülatör merkeziyle taçlandı, dalış turizmi için Karamağara’daki DOĞAKA tesisi takip edildi ve 2025’te dalış merkezleriyle ortak çalışma başlatıldı, marina için Madenli Yat Limanı toplantıları devam ediyor, Kabotaj Bayramı her yıl kutlanıyor, depremzede üyelerimizin sorunları için Vali Yardımcısı’ndan Kaymakamlığa kadar her kapı çalındı.
“BAZI VAATLER ZATEN ŞUBEMİZİN GÜNLÜK İŞİ”
Listenin sekizinci maddesindeki “üyelerin limanlarda ve resmi kurumlarda yaşadığı sorunlara çözüm bulmak” ise bir vaat değil, Şubemizin günlük işidir: Liman Başkanlığı ile barınma ücretleri toplantıları, Gümrük Muhafaza ve Deniz Polisi ile istişareler, acente yetkili personel eğitimleri ve sınavları, ÖTV’siz yakıt defterleri, faaliyet belgeleri. Deniz ticaret odası şubesi bunun için vardır.Sayın Recep Düzgit’in sözlerine yüklenen anlam da aynı şekilde salonun ortak hafızasıyla uyuşmuyor. O konuşmada ne rakip adaya yönelik bir hakaret ne de İskenderun’a seçim sonucuna göre davranılacağına dair bir söz vardı. Olsaydı, buna ilk itiraz eden ben olurdum. Oda, üyelerine sandıktaki tercihlerine göre davranmaz, bunu Kanun da kırk dört yıllık teamül de yasaklar. Seçimden hangi sonuç çıkarsa çıksın İskenderun’a hizmet aynı şekilde sürer.
“SEÇİM SONUCU NE OLURSA OLSUN HİZMETE DEVAM EDECEĞİZ”
Sayın Bereketoğlu’na tavsiyemiz şudur: Kanunu, şubemizin faaliyet raporlarını bir kez daha okusun, sonra rakip olsun ama düşman olmasın. Seçimi üyelerimiz yapacak, sonuca hep birlikte saygı duyacağız. İskenderun’un denizcileri ayrılıktan değil birlikten güç alır. Denize bolluk ve bereket ayrılıkla değil, birlikle gelir.”
HABER MERKEZİ



