
Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı içinde 3 parselin bulunduğu bir taşınmaz İskenderun’da satışa çıkıyor.
Yer Akçay..
Toplam alan 75 bin 253 metre alana sahip.
Yani 75 dönüm..
Sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlarda Ahmet Tor Kışlası’nın nizamiye resmi paylaşıldı. Oysa Ahmet Tor Kışlası, Denizciler’de faaliyet gösteriyor.
Akçay ile alakası yok.
Akçay’da satışı yapılan alanın büyüklüğüne bakılırsa, öyle sanayicinin bir fabrika kuracağı parsele sahip değil. Kaldı ki, fabrikaların kuruluş yeri OSB’dir.
Akçay’da olsa olsa o alanda depolama faaliyeti yaparsınız.
Ama ağzı olan konuşuyor!
Ahmet Tor Kışlası’na gelince;
Öyle devasa sahanın satılıcağı yönünde bir tasarruf yok!
Fatih Tosyalı’nın belediye başkanlığı döneminde düzenlenen bir meclis toplantısında bu durum açıkça ifade edildi.
Üstelik Milli Savunma Bakanlığı görüşü alınarak, bu duyuru yapıldı.
Ee o zaman.. Sorun ne?
Ama illa Ahmet Tor Kışlası’nın yeri ile ilgili mesele üzerinde yoğunlaşmak gerekirse;
Güvenlik ve üretim iki önemli kırmızı çizgimiz!
İskenderun’u ayakta tutan, diğer şehirlerden üstün tutan, bu şehirdeki sanayidir.
Yani üretim gücüdür.
Bu fabrikalar olmasın da emekliler şehrine mi dönüşelim?
Depremden sonra fabrikaların varlığı, bu şehre katkı sundu.
İstihdam gücü, şehri diri tuttu.
Bir de eğitim unutmayalım..
Denizciler nüfus yoğunluğu bakımından en büyük mahalle..
Neredeyse ilçe vasfına yükseldi..
İleride, Ahmet Tor Kışlası’nın yeriyle ilgili bir tasarruf düşüncesi oluşacaksa, İskenderun şehir merkezindeki okulları, bu alana taşıyalım.
Bir kampüs oluşsun.
Hem tek bir yerden güvenlik denetimi kolaylaşır hem de şehirdeki trafik yoğunluğu rahatlar.
Araziye, kütüphane yapın.. Sosyal donatı alanları oluşturun.
Bir de 200 yataklı bir hastane yapılır ki, şehrin yükü hafifler..
Bunu düşünmek, konuşmak, üzerinde tartışmak varken..
75 dönümlük Akçay arazisi üzerinden fırtınalar koparıyoruz.
Ne geçiyor elimize?
Yılmaz AKPINAR
Güney Gazetesi