GÜN, İSKENDERUN İÇİN BİRLİK GÜNÜ! / Yılmaz Akpınar Yazdı

İskenderun Belediye Meclisi’nde Başkan Fatih Tosyalı, sahilin durumuyla alakalı önerge veren CHP grubuna dönük, “Bu önergeyi büyükşehir belediyesi meclisine de taşıyın” diyerek, bazı ithamlarda bulunmuştu.
Üslubu sertti..
“Bu memleketin suyu nerede?” diyerek, bir çıkış yapmıştı.
Hepimiz biliyoruz ki, bu tepki.. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın, İskenderun’a olan ilgisizliğinden kaynaklanıyordu.
Aşırıydı, öfkeliydi, elini masaya vurması da, CHP’li meclis üyelerini rahatsız etti..
CHP Grubu da, bu duruma tepki gösteren bir açıklama yaptı, ilçe teşkilatında..
Detaylara takılmak istemiyorum..
Aynı belediye başkanı daha düne kadar, CHP’li meclis üyelerinin doğum günlerini yanlarına pastayla gidip, kutluyordu.
O zaman iyiydi, öyle mi?
Neyse.. Gerçek şu ki;
Hepimiz bu aralar gerginiz!
Yıkıcı iki depremi peş peşe yaşadık, kayıplar verdik..
Şehrin birçok yeri enkaza dönüştü, halen yıkımlar var!
Ama bu süreçte, İskenderunlular’ın en çok ulaştığı isimlerin başında Belediye Başkanı Fatih Tosyalı var.
Hem büyükşehir belediyesinin açığını kapatmaya hem de AFAD ve İller Bankası’nın imkanlarını buraya taşımaya gayret gösteriyor..
Milletvekili Abdulkadir Özel ve İskenderun Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek ile baş başa vermiş, ilgili tüm kurumlarla birlikte, şehrin yaralarını sarmak için çabalıyor.
Şehrin yeniden şekillenen imarı ile ayrı ilgileniyor..
Sahili çözmeye çalışıyor..
Temizliği, ilaçlamayı öne çıkarmakla meşgul..
Konteyner kentlerle ayrı ilgileniyor. Yetmiyor, ev bulamayan kiracıların işini çözmeye çalışıyor.
Çarşı iş merkezlerine gelen yığınca taleplere de kafa yoruyor..
Asfalt, yama.. Ve yarım kalan projeleri devam ettiriyor.
Yıkımların yarattığı tahribatlardan ötürü gelen şikayetleri değerlendiriyor.
Üzerine çocuklar etkilenmesin diye, kültürel faaliyetleri yaşama geçiriyor..
Kolay olduğunu sanmıyorum!
Bunlar bildiklerimiz..
Mesela, zemin göçmesi nedeniyle binalar 30-40 cm. oturmuş.. Binaya doğru parkeler eğim gösteriyor.
Söküp, altını doldurmak için parke ihalesine çıkıyor, kimse katılmıyor!
Sürekli yukarıya çıkan döviz kuru nedeniyle, ortalık allak bullak!
Haklı olarak bir de depremzedelerin talepleri, ihtiyaçları, beklentileri derken.. Sürekli insanlarla iletişim halinde olmanız gerek!
Şimdi soruyorum;
Böyle bir durumda destek beklerken, ‘siyaset’ uğruna sürekli eleştiri alırsanız, tavrınız nasıl olurdu?
Ya da büyükşehiri göreve çağırmak yerine, ilçe belediyesinin imkanlarını bile bile ‘Sorumluluk’ları omuzlarına yükleyenleri sürekli hedefe almak ne kadar doğru?
Neden şevk kırıyoruz?
Böyle bir durumda siyaset mi yapacağız? Yoksa şehrin yönetici ve idarecilerine destek mi vereceğiz?
Yardımlaşma adına ilk günkü birlikteliği, dayanışmayı, güç birliğini neden sürdüremiyoruz?
CHP ilçe binasındaki basın toplantısında işte bunları aktardım, “Meclis oturumlarını beklemeyin, daha sık bir araya gelin. Herkes, bu şehrin yaralarını sarmak için işin ucundan tutsun” dedim.
Belediye Başkanı da insan.. Bu şehrin yeniden inşaası için samimiyetini, gayretini görüyoruz.
En azından bir şeyleri düzeltmek için çabalıyor..
Omuz vermek yerine sürekli eleştirenlere de toplum ‘Siz ne yapıyorsunuz? diye sorar..
Bunu bile bile en kolay yoldan insanların sabrını sınarsanız, çelikten olsa bile öfke kontrolünü yitirirsiniz! 
Fatih Başkan’da bu yüzden ipler koptu!
Çünkü yükü ağır, sorumlulukları var!
Biz istiyoruz ki;
Siyaseti rafa kaldırın, her konuda yardımcı olun!
Ki, umudumuz artsın!
Hep birlikte, İskenderun’u yeniden ayağa kaldıralım!
İskenderun bunu hak etmiyor mu?