Gazete Güney

FUAT TOSYALI, ‘UMUDUMUZ VE GÜCÜMÜZ YERİNDE!’


İş dünyasının geleneksel buluşma noktası CEO Club çatısı altında düzenlenen “Büyüme ve İstihdam Zirvesi,” Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye’nin ana sponsorluğunda gerçekleşti. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin sektör temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, büyüme ve istihdam konularında atılacak adımlar ele alındı. Kendi sektörlerindeki son durumu değerlendiren Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, son yıllarda demir-çelik sektöründe önemli mesafe kat edildiğini belirterek, son 15 yılda Türkiye’nin demir çelik sektöründe en hızlı büyüyen ülkeler listesinde olduğunu söyledi. Tosyalı, 2000 yılında sektörün 20 milyon ton civarında olan ham çelik üretim kapasitesinin yassı ve yapısal çeliğe dönük yatırımların ivme kazanması sonrası 50 milyon tonu aştığını anlattı.

‘HAM ÇELİK ÜRETİM KAPASİTESİ 60 MİLYON TONA ULAŞTI’
Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye’nin ana sponsorluğunda düzenlenen geleneksel CEO Club toplantıları, Hemington ve Ziraat Leasing co-sponsorluğunda “Büyüme ve İstihdam Zirvesi” temasıyla, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’nin önde gelen sektörlerinin temsilcilerini biraraya getiren Zirve, Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı M. Sinan Kızıldağ’ın açılış konuşmaları ile başladı.Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı açıklamasında, “Bugün Türk çelik gücünü tüm dünyaya gösteren ve ispatlayan bir konumda olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl teslimatını tamamladığımız asrın projesi TANAP’ta aslan payının yönetim kurulu başkanlığını sürdürdüğüm Tosyalı Holding tarafından yapılması, bunun sadece bir somut örneği. Rakamlar da bize bu gelişmeyi açıkça gösteriyor. Son 15 yıllık süreçte Türkiye, demir çelik sektöründe en hızlı büyüyen ülkeler listesinde örneğin. 2000 yılında sektörümüzün 20 milyon ton civarında olan ham çelik üretim kapasitesi, yassı ve yapısal çeliğe dönük yatırımların ivme kazanmasıyla birlikte bugün 60 milyon ton seviyesini aşmış bulunuyor. Aynı şekilde 2000 yılında dünyanın en büyük 17’nci ham çelik üreticisi olan Türkiye 2016’da sektörde 8’inciliğe yükselmiş durumda. Tabii bu noktada eklemek isterim ki, 2015 ve 2016 yılları, farklı sanayi grupları için olduğu gibi, demir-çelik sektörü açısından da zorlayıcı bir dönem oldu. 2015 yılında sektörümüz bir nebze olsun kan kaybetti. İflas ertelemeler ve bununla birlikte kötü gidişlerin sektörü olumsuz etkilediğini gözlemledik. 2016 yılının ise bu kan kaybı ve yaraların sarıldığı yıl olduğu düşüncesindeyim. Bu geçtiğimiz iki yılda, global ölçekte sektörün en önemli sorunlarının başında arz-talep dengesinin yönetilememesi vardı. Aynı şekilde hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar da sektöre etki eden bir diğer önemli unsur oldu. Neyse ki Türk demir çelik sektörü, güçlü yapısı sayesinde bu süreci oyuncu kaybetmeden ve büyük bir hasar almadan atlatmayı başardı. Bu yıl için umudumuz ve gücümüz yerinde. 2017 yılında demir çelik sektöründe yatırımların hızlanarak artacağına inancımız tam. Ülkemizin siyasi ve ekonomik belirsizlikleri geride bırakıyor olması da bu inancımızı sağlamlaştırıyor. Önce Allah’ın izni, ardından hükümetimizin yerinde ve doğru teşvikleriyle 2017’nin sektörümüz için çok olumlu bir yıl olacağı kanısındayız.  Tüm olumlu gelişmelerin etkisiyle demir-çelik sektöründe tüketimin 2016’ya göre minimum %5 oranında artışla 36.5 milyon tona ulaşmasını bekliyoruz” dedi.

‘HURDADAN CEVHERE DÖNÜŞÜM ŞART’
Son dönemde sektörü olumsuz etkileyen küresel ve yerel etkenlerden bahseden Tosyalı, Türk demir-çelik sektörünün güçlü yapısı sayesinde bu süreci oyuncu kaybetmeden ve büyük hasar almadan atlattığını vurguladı. Tosyalı, şu değerlendirmelerde bulundu: ”Sektörümüzün gücü ve azmine darbe vuran konular da yok değil. Bunun başında Çin ve Rusya başta olmak üzere, karşı karşıya kalınan fiyat odaklı sert rekabet var. Fiyat rekabeti Türk demir-çelik üreticileri üzerinde ithalat baskısı yaratırken, şirketlerin fiyatlama davranışları üzerinde önemli derecede etki ediyor. Avrupa ülkeleri iç piyasalarını özellikle Çinli üreticilere karşı korumak amacıyla “antidamping” soruşturmalarına başvuruyor. Türkiye’de de üreticimizin korunması konusunda sağlam adımlar atılacağından eminiz. Ucuz ithal ürünlerin sektörümüzün nefesini kesmemesi konusunda acil tedbir paketleri çalışılması gerekiyor. Yerli üretici Çin’in ucuz ürünlerine karşı tedbir isterken, sektörün bir diğer sorunu yüksek ithal hurda fiyatı. Sektörümüzün sıkıntılı geçirdiği 2015 yılında bile hurda ithalatı 15 milyon tonu buldu. Hurdadan cevhere dönüşüm şart. Özel sektör dönüşüm yatırımı yapılamadığı için de hurda fiyatları düşmüyor.”

‘BÜROKRATİK MEVZULAR HALA MEVCUT’
Katma değerli üretime de dikkat çeken Fuat Tosyalı, “İşte tam bu notada, yatırımların artması ve üretimin katlanarak büyümesinin yanı sıra katma değerli ve yüksek teknolojili üretime geçiyor olmamızın sektörümüzde önemli bir kırılma noktası yaratacağını öngörüyoruz. Ülkemizin bu konuda dışa bağımlığını azaltmanın ve hatta ithalatı ikame edecek ihracat hacmini yükseltmenin katma değerli üretimden geçtiğini artık sektör kavramış durumda. Bu konuda Tosyalı Holding olarak, 2015 yılında yatırımına başladığımız Japon iş ortağımız Toyo Çelik ile tamamladığımız Tosyalı Toyo AŞ yatırımını tamamlamış bulunuyoruz. Bu yatırım mesela tek başına 500 milyon doları aşkın ithalatımızı ikame edecek. Türkiye bilindiği üzere dışarıdan kalaylı teneke ithal ediyordu. Tosyalı-Toyo yatırımımızla birlikte bunun tamamını biz karşılayacağız. Burada otomobil çeliği, film kaplı gıda ambalajları üreteceğiz. Dünyanın her tarafına sevk etme imkanımız var. Bunun ambalajlanmasını da teşvik edeceğiz. Osmaniye’de etrafımızda küme küme yan sanayiler oluşmaya başladı.Bu noktada teşvik kararları da sektörümüz için önemli ve zaruri bir konumda. Hükümetimizle bu konuda diyalog kanallarımız açık. Teşvik kararnameleri çok büyük emeklerle hazırlanıyor. Türkiye’de son alınan teşvik kararnamesi bini aşkın alt başlıkla düzenleniyor. Bunların hepsi muazzam şeyler. Ancak sektörümüzde bu konuda takıldığımız bürokratik mevzular hala mevcut. Biz sanayiciler olarak ülkemiz ekonomisine güveniyor ve yatırımıza devam etme sözümüzü her platformda tekrarlıyoruz. Beklentimiz ise yatırımların teşvik edilmesinin daha net kriterlere bağlanması. Rekabet gücü açısından ileri teknoloji konusunda söz sahibi olmak ve değişen pazar taleplerini yakından takip etmek çok önemli. Ar-Ge, inovasyon, katma değerli ürün üretimi işbirliği şart. Bu kapsamda güçlü yabancı ortaklarla işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesi önem taşıyor. Japonya’nın en büyük çelik üreticilerinden Toyo Çelik ile işbirliğimizin olumlu yansımalarını biz bizzat görüyoruz. Bu tür işbirliklerinin sektörü birkaç adım daha ileri taşıyacağından şüphemiz bulunmuyor” açıklamasında bulundu.

‘FİZİBİLİTESİ YÜKSEK YENİ YATIRIM FIRSATLARININ PEŞİNDEYİZ’
“Türkiye olarak, coğrafi konumumuz  ve limanlara yakınlığımız, global çelik pazarında bizi öne geçiren bir diğer etken olmaya devam ediyor” diyen Tosyalı şu değerlendirmeyi yaptı;”Hem ihracat hem de yurt dışı yatırımları açısından önemli adımlar atılıyor. Yurt dışında Türk çelik sanayicileri için önemli fırsatlar var. Biz Afrika’daki fırsatları görerek, Cezayir yatırımına başladık. Bugün yatırımımızın 3. Etabını tamamlamış bulunuyoruz. Cezayir’de oluşturduğumuz tesis bölgenin en büyük dış yatırımı ve aynı zamanda Türkiye’den yurt dışına yapılmış en büyük yatırımlardan biri. Bizim Tosyalı Holding olarak yatırımlarımız sadece Cezayir’le sınırlı kalmayacak. Aynı bölgede farklı pazarları da gözlemlemeye devam ediyoruz. Aynı şekilde bizim gibi Türk çelik sektörünün gücünü dünyaya haykırmaya hazırlanan birçok üretici var. Fizibilitesi yüksek ve Türkiye ekonomisine güç katacak yeni yatırım fırsatlarının peşindeyiz.

‘TOSÇELİK 0 ANTİ DAMPİNG VERGİSİ ÇIKTI’
Yatırımlarla birlikte ihracat gücünün giderek arttığına dikkat çeken Tosyalı, “Mesela ABD’ye boru satışlarında ülkemizde yapılan anti damping soruşturmasında Tosçelik 0 anti damping vergisi çıktı. Bu ekonomi ve sektör açısından büyük bir zafer. Bu bize ABD pazarında da çok büyük bir rekabet gücü sağlayacak. Toparlamak gerekirse, fiyat dalgalanmaları ve farklı sıkıntılar her zaman olacaktır. Önemli olan bu alanda yatırımlara, istihdam yaratmaya, katma değerli üretimle ihracat hacmini artırmaya ve elbette çalışmaya devam etmek olacaktır. Bu süreçte bizlerin yanında olacağından şüphemizin bulunmadığı hükümetimize Sayın Başbakan yardımcısı Nurettin Canikli Beyefendi’nin nezdinde teşekkür eder, saygılarımla selamlarım” diye konuştu.Haber: Yılmaz AKPINAR 

Exit mobile version