Gazete Güney

İNSAN, ANLAŞILDIĞI YERDE SUSAR

Bazı insanlar aynı meseleyi neden tekrar tekrar anlatır hiç düşündünüz mü?
Çünkü çoğu zaman anlatmak istediği olay değildir.
Anlaşılmamış olmaktır.
İnsan, yaşadığı bir kırgınlığı defalarca anlatıyorsa geçmişe takılı kaldığı için değil; içinde hâlâ tamamlanmamış bir cümle olduğu içindir.
Bazen bir insanın ihtiyacı çözüm değildir.
Nasihat hiç değildir.
Sadece karşısındaki insanın bir an olsun durup,
“Şimdi seni anlıyorum.”
demesidir.

Çünkü insanın içindeki bazı düğümler akılla değil, anlaşılmakla çözülür.
Birini dinlemek, yalnızca sözlerini duymak değildir.
Sesinin arasındaki sessizliği de fark etmektir.
Güçlü görünürken nereden kırıldığını anlayabilmektir.
Ne yazık ki bugün çoğumuz dinlemiyoruz; cevap vermek için bekliyoruz.
Karşımızdaki derdini anlatırken kendi fikrimizi hazırlıyor, kendi haklılığımızı savunuyor, kendi hikâyemizi anlatmak için sıramızı bekliyoruz.
Oysa bazen insanın karşısında haklı çıkmaya değil, insan kalmaya ihtiyacı vardır.
Bir insanı susturmanın en kolay yolu onu küçümsemektir.
Bir insanı uzaklaştırmanın en kesin yolu ise duygusunu değersizleştirmektir.
Sonra o insan susar.
Ve biz onun sustuğunu, meseleyi atlattı sanırız.
Hayır…
Belki de sadece anlatmaktan vazgeçmiştir.

Çünkü insan, her kapının önünde kendini anlatmaz.
Bir noktadan sonra açıklamayı bırakır, beklemeyi bırakır, hatta beklentiyi bile bırakır.
İşte asıl kopuş orada başlar.
Bazı sessizlikler huzurdan değil, tükenmişlikten doğar.
Bu yüzden hayatımızdaki insanlara biraz daha dikkatle bakalım.

Eşimize, çocuğumuza, dostumuza, annemize, babamıza…
“Bunu daha önce de anlattın.” demeden önce,
“Bunu hâlâ neden taşıyorsun?” diye soralım.
Çünkü bazen bir insanın tekrar tekrar anlattığı şey, geçmişte yaşanan olay değil; bugün hâlâ içinde taşıdığı yalnızlıktır.

Ve unutmayalım:
İnsan, çözüldüğü için değil; anlaşıldığı için sakinleşir.
Belki de birbirimize verebileceğimiz en büyük iyilik, her şeyi düzeltmeye çalışmadan önce birbirimizi gerçekten dinlemektir.
Çünkü bazı yaralar nasihatle kapanmaz.
Doğru bir cümleyle, samimi bir bakışla ve “Seni anlıyorum” diyebilen bir yürekle kapanır.

Meltemce

Exit mobile version