Gazete Güney

“KAPATIN O FABRİKAYI” DİYENLERE..

Allah korusun;
Bir aracın motoru yanarsa, ne yapabilirsiniz? İtfaiye söndürür, sizler izlersiniz, olan araç sahibine olur.
Gökyüzüne süzülen duman çare midir?
Elektrik sigortasından kaynaklanan bir arıza evinizi/iş yerinizi tutuşturur.. Enkazı da ateşi de düştüğü yeri yakar!
Dumanına değil, ölümlü bir vaka yaşanmasın diye dua ederiz.
Bazen klimanın ünitesi patlayabiliyor..
Doğalgaz kombini infilak edebiliyor, çevreye zarar verebiliyor..
Makine de olsa, elektronik aksam da olsa, araç veya gereç ne varsa ömürlük garantisi var mı?
Arıza olur, olacak da..
Bir fabrikanın filtresi gibi.. Yanabiliyor!
Küçük sanayi sitesinden bir bayiiden temin edilebilecek bir şey değil bu..
İki seçeneğiniz var;
Ya o işletmede faaliyeti durdurursunuz ya da filtreyi değiştirmek için zamanla yarışırsınız.
Üretimi durdurmak kolaysa, buyrun durdurun!
Hatta makinaları susturun!
Siz dünya ülkelerinin acımasız rekabet koşullarını bilmiyorsanız, bir tesisin ne kadar geriye düşeceğini zaten umursamazsınız! Çalışanın yaşayabileceği endişeyi düşünmezsiniz..
Bunları görmeyenler empatiden yoksundur..
Zira o yoksunluk içinde olanlar, birkaç günlük arızayı büyütüp, “Kapatın o fabrikayı” demez!
Oradaki 1500 çalışanı riske atmaz!
Öyle düşünmeselerdi, “Havayı bilerek kirletiyorlar, maliyetten kaçıyorlar, şuraya buraya ortaklar” diye yorum yapmazlardı.
Arızaya dayalı geçici bir işlemin giderilmesi için verilen mücadeleyi de görürlerdi..
Neticede tamiratı mümkün olan birşeyin üzerinden emeğe vurmak yakışık almaz!
Yanında bir işçi bile çalıştırmayanlara bunları anlatmak kolay değil.
Onları 4 Eylül’de İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sahasında inşaatına başlanacak olan 24 Derslikli Lise+Laboratuvar temel atma törenine bekliyoruz!
En azından hayra dokunmak nasıldır, feyzalsınlar!

Yılmaz AKPINAR

Exit mobile version