
Türkiye’nin küresel yeşil çelik üreticisi Tosyalı, 13-17 Nisan tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen dünyanın en önemli demir-çelik buluşmalarından Tube & Wire Fuarı’na bu yıl da dikkat çeken bir katılım gerçekleştirdi. İki yılda bir düzenlenen fuara iki ayrı stant ile katılan Tosyalı, geniş ürün yelpazesini sergilediği stantlarında ziyaretçilerini ağırladı.
Küresel çelik sektörünün kalbinin attığı bu tür fuarların, küresel iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Küresel çelik sektöründe arz-talep dengesi hâlâ tam sağlanamadı. Bu sebeple ortak akla ve iş birliğine dayanan stratejik bir rol paylaşımına ihtiyaç var. Tosyalı olarak farklı coğrafyalardaki yatırımlarımızla madenden nihai ürüne uzanan entegre bir Tosyalı çelik ekosistemi oluşturduk. Bu modelin, çelik sektörünün geleceği için önemli bir referans olduğuna inanıyoruz” dedi.
Türkiye’nin küresel yeşil çelik üreticisi Tosyalı, yurt içi ve yurt dışında 50’yi aşkın tesisi, 15 milyon ton yıllık sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15 bin çalışanıyla büyümesini sürdürürken, katıldığı uluslararası fuarlarda sürdürülebilirlik vizyonu ve yeşil çelik üretimine dayalı yenilikçi ürün portföyüyle sektöre yön vermeye devam ediyor.
Tosyalı, 13-17 Nisan tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen dünyanın en önemli demir-çelik buluşmalarından Tube & Wire Fuarı’na bu yıl da dikkat çeken bir katılım gerçekleştirdi. İki yılda bir düzenlenen fuara iki ayrı stant ile katılan Tosyalı, geniş ürün yelpazesini sergilediği stantlarında ziyaretçilerini ağırladı. Fuarda yoğun ilgi gören Tosyalı, ayrıca yurt dışındaki 300’den fazla iş ortağının katılım sağladığı büyük bir toplantı ve resepsiyon düzenledi.
“Küresel çelik sektöründe ortak akla ve iş birliğine dayanan stratejik bir rol paylaşımına ihtiyaç var”
Fuar vesilesiyle küresel görünüm ve çelik sektörüne yönelik değerlendirmelerde bulunan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Dünya, son yıllarda her zamankinden daha hızlı ve karmaşık bir dönüşümden geçiyor. Ekonomi, üretim ve ticaret dengeleri yeniden şekilleniyor. Çelik sektörü de bu küresel değişimden doğrudan etkileniyor. Son beş yılda yüz milyonlarca tonluk kapasite atıl kaldı, fakat arz-talep dengesi hâlâ tam sağlanamadı. Bu bize çok net bir mesaj veriyor. Artık sadece kapasite artırmak ve büyümek yeterli değil. Maliyet avantajı tek başına belirleyici olmaktan çıktı. Ticaret politikaları, anti-damping önlemleri ve karbon regülasyonları oyunun kurallarını köklü biçimde değiştiriyor. O yüzden sektörümüzde küresel olarak daha stratejik bir rol paylaşımına ihtiyaç var. Avrupa başta olmak üzere enerji maliyetlerinin yüksek olduğu bölge ve ülkelerin yurt içinde çelik üretmek yerine ithal etmeye devam etmeleri maliyetlerini yaklaşık %20-30 azaltabilir. Bu yaklaşım, AB için uzun vadeli rekabetçiliği güçlendirirken birlik içerisinde daha yüksek katma değerli işlerin korunmasına da katkı sağlayabilir. Türkiye, Cezayir gibi zaten kapasitesi ve altyapısı buna uygun ülkeler de yeşil çelik tedarikçisi konumunu korumuş olurlar. Bu karşılıklı kazan-kazan modelini hayata geçirmek için daha fazla ortak akla ve iş birliğine ihtiyaç var” dedi.
“Üç farklı coğrafyadaki yatırımlarımızla madenden nihai ürüne uzanan entegre bir Tosyalı çelik ekosistemi oluşturduk”
Tosyalı’nın büyük resmi çok iyi gördüğünü ve gerekli adımları son beş yılda çok ciddi bir şekilde attığını söyleyen Fuat Tosyalı, “Bu kapsamlı bakış açısı sayesinde şirketimizi yalnızca üretim hacmiyle değil, farklı coğrafyalardaki entegre yatırımlarımız ve nitelikli yeşil çelik üretimiyle küresel olarak çok daha güçlü bir konuma taşıdık. Dünya çelik üreticileri sıralamasında 2020’de 84. sıradaydık. 2024’te 46. sıraya yükselerek küresel ölçekte güçlü bir sıçrama yaptık. Grup olarak, Avrupa’nın ürettiği toplam sıvı çeliğin %10’unu tek başına üretebilen bir kapasiteye sahibiz. 2025 yılında toplamda 2 milyar doların üzerinde ihracat rakamına ulaştık. Türkiye’nin toplam çelik ihracatındaki payımızı %12 seviyesine çıkardık. Ancak bizim için asıl farkı yaratan rakamlar değil, kurduğumuz iş modeli. Türkiye, Cezayir, Libya, İspanya ve Angola’daki yatırımlarımızla madenden nihai ürüne uzanan entegre bir ekosistem oluşturuyoruz. Bu yapı, yüksek dikey entegrasyonla birlikte esnek bir üretim kabiliyeti sağlıyor. Her şeyi tek bir coğrafyada üretmeye çalışmak yerine, altyapının güçlü olduğu, enerjinin daha rekabetçi olduğu ve hammaddenin erişilebilir olduğu bölgeleri entegre ediyoruz. Gerektiğinde farklı ülkelerdeki tesislerimizi birbirini besleyecek şekilde çalıştırıyoruz. Bu yaklaşım sadece verimlilikle gelen bir maliyet avantajı sağlamıyor, aynı zamanda zincirin her halkasında sıkı emisyon kontrolüyle, sürdürülebilirlik odaklı rekabetçilik açısından da güçlü bir zemin oluşturuyor. Biz bu modelin, çelik sektörünün geleceği için önemli bir referans olduğuna inanıyoruz” dedi.
“2025’te Dünya’dan Ay’a 1 defa gidip gelecek uzunlukta boru ve profil ürettik”
Tosyalı’nın, üretim ve ihracat hacminde önemli bir yeri olan boru segmentinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olarak güçlü büyümesini sürdürdüğünü söyleyen Fuat Tosyalı, “2025 yılında Tosyalı olarak bir Artemis 2 seyahatini gerçekleştirecek kadar, bir başka ifade ile Dünya’dan Ay’a 1 defa gidip gelecek uzunlukta ERW boru ve profil ürettik. Öte yandan 2023-2025 yılları arasında Türkiye, Cezayir ve İspanya’daki tesislerimizle toplam spiral boru üretimimiz 2.500 kilometreye ulaştı. Bu İstanbul’dan Düsseldorf’a kadar uzanan bir mesafe demek. İki yıl önce satın alarak yatırımlar yapmaya başladığımız İspanya’daki STS tesisimiz de gurur kaynağımız olmaya devam ediyor. Bu tesisimizde iki yılda üretimi 13 kat, ciromuzu 10 kat artırdık ve çalışan sayısını 4 kat büyüttük. İspanya’daki tesisimiz halihazırda sadece spiral boru üretiyor. Ancak burada başlattığımız 120 bin ton/yıl kapasiteli ERW yatırımımız ile spiral boruya ilave olarak güneş enerjisi alanına yönelik ERW boru ve profil üretimi de yapacağız” dedi.
“Doğrulanmış değerlere kıyasla %70 daha düşük karbon salımı gerçekleştiriyoruz”
“Tosyalı’nın son 5 yılda toplam 6 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını ve bunların büyük çoğunluğunun sürdürülebilirlik odaklı olduğunu söyleyen Fuat Tosyalı, “Ar-Ge’ye, ileri teknolojiye, döngüsel üretime ve güneş ile hidrojen gibi temiz enerji kaynaklarına yatırımlarımız aralıksız devam ediyor. 2025’te 1,2 GW kapasiteli Türkiye’nin en büyük öz tüketim GES projelerinden birini başlattık. Güneş panellerini de kendimiz üretiyoruz. Üretim ve ihracat başarılarımızın arkasındaki güç kaynağımız olan tesislerimizde yaptığımız ileri teknoloji yatırımlarımız ile karbon salımımızı her geçen gün daha da düşürüyoruz. Cezayir’deki kompleksimizde 2024 yılında faaliyete geçen 2.DRI’ımız hem doğal gaz hem de küçük bir modifikasyonla %100 hidrojenle çalışabilme özelliğiyle dünyada ticari üretime başlayan ilk tesis oldu. 2023 yılında faaliyete geçirdiğimiz 4 milyon ton/yıl yassı çelik üretim kapasitesine sahip Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisimiz, yaptığımız ileri teknoloji yatırımları sayesinde yüksek fırınlara kıyasla %70, geleneksel elektrik ark ocaklarına göre ise %20 daha düşük karbon ayak iziyle üretim gerçekleştiriyor. AB Yeşil Mutabakatı ve SKDM kapsamında da proaktif davranıyoruz. Ürünlerimizde varsayılan değerler yerine doğrulanmış emisyon verilerini kullanıyor, varsayılan değerlere göre %70’e varan düşük karbon salımı sağlıyoruz. Bu konuda doğrulama zorunluluğu olmamasına rağmen dünyanın önde gelen denetim ve belgelendirme şirketlerinden SGS ile ön doğrulama çalışmalarımızı tamamladık. Yeşil dönüşüme yönelik bu çalışmalarla ve entegre üretim yapımızla önümüzdeki 5 yıl içinde dünya sıralamasında ilk 20’ye girme hedefimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerleyeceğiz” dedi.
Tosyalı, Tube & Wire Fuarı’nda Tüm Kategorilerdeki Ürünleri ile Yer Aldı
Fuarda ziyaretçiler, Tosyalı stantlarında boru profil, spiral boru, granül, yassı sıcak sac, soğuk sac, teneke ve krom kaplı teneke (TFS), inşaat demiri, filmaşin ve hadde ürünlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Bu kapsamlı katılım, Tosyalı’nın küresel çelik sektöründeki entegre ve güçlü varlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
HABER MERKEZİ