Gazete Güney

YETER AMA..

Hatay’da öncelikli konumuz deprem!
Sorunları aşmaya, yaraları sarmaya çalışıyoruz.
Halen birçok eksik var. Depremi siyaset unsuru üzerinden unutturmak, seçim malzemesi halene getirmek kimsenin haddi değildir!
Hele ki, Türk Bayrağı üzerinden kimse demogoji yapmasın!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugünkü Hatay ziyaretinde “Buraya gelmeden önce Hatay depreminde hayatını kaybeden vatandaşların mezarını ziyaret ettik. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız, mezara Türk bayrakları ve Hatay Büyükşehir Belediyesinin bayraklarını asmış. Ankara’dan talimat geldi, ‘bayrakları kaldırın’ diye. Hayatımda hiçbir zaman bu kadar üzülmedim” derken..

Aynı saatlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da “Sayın Kılıçdaroğlu mezarlıkta bayrağı kaldırdığımıza ve benim de bu işin talimatını verdiğime yönelik bir değerlendirmede bulundu. Yani bir ülkenin yönetimine talip ve cumhurbaşkanı adayı. Bütün bunlar değerlendirilirken ve söylenirken, deprem bölgesinde yalan üzerinden siyaset yapılırsa Allah, adama hesabını sorar” sözleriyle tepki gösterdi.

Hemen ardından Hatay Valiliği de “Sayın Kılıçdaroğlu’nun ziyareti öncesinde Hatay Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü tarafından mezarlığa asılan büyükşehir flamaları sökülürken mezarlık alanına tarafımızca asılan Türk bayraklarımızın da söküldüğü tespit edilmiş olup emniyet birimlerimizce olaya müdahale edilerek Türk bayraklarımız yerlerine asılmıştır. Şanlı bayrağımız namusumuzdur. Hiçbir kirli elin ona uzanmasına müsaade etmeyiz. Ayrıca, alana asılı Türk bayraklarımızı söken Hatay Büyükşehir Belediyesi personeli hakkında valiliğimiz tarafından soruşturma başlatılmıştır” açıklamasında bulundu.

Şimdi üç ayrı ifadeye tanık olduk.
Kim haklıdır diye hiç de kafamı yormayacağım!
Türk Bayrağı hepimizin özeli, namusudur!
Kimin parmağı varsa, içeri tıkın!
Konu deprem iken, Türk Bayrağı üzerinden algı yaratmak da nedir?
14 Mayıs’taki seçimlere kadar, hep birbirimizi mi yiyeceğiz?
Sürekli kurumlar arası, siyasi unsurların eleştirilerini mi dinleyeceğiz?
Bırakın kavgayı, çekişmeyi de.. Hep birlikte depremzedelerin mağduriyetini en kısa zamanda ve kalıcı çözümlerle nasıl gidereceğiz, ona kafa yorun!
Yeter ama..

Yılmaz AKPINAR

Exit mobile version