ÇALIŞMA HAYATININ SORUNLARINI DİLE GETİRMEYE DEVAM EDİYOR

HAK -İŞ Konfederasyonu Hatay İl Başkanı ve ÖZÇELİK- İŞ Sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Güngör; “İl Başkanlığımızı ve Şube Başkanlığımızı ziyaret eden tüm Siyasi Parti Temsilcileri ve Yöneticilerine, Milleti temsil anlamında ülkenin yönetiminde sesimiz olan Milletvekillerine, Bürokrasimizin değerli yöneticilerine, toplumun kanaat önderlerine, STK başkanları ve yönetimlerine ziyaretlerinden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

‘EMEK EN YÜCE DEĞER’
Başkan Güngör açıklamasında, HAK-İŞ Konfederasyonu ve ÖZÇELİK-İŞ Sendikası olarak; mücadelemizin temelinde insan, emek, ve demokrasi yatmaktadır. Bu düşüncelerinden kararlı, ilkeli ve sorumlu sendikacılık anlayışlarından asla vazgeçmeyeceklerini; emeğin, alın terinin, güvenli ve güvenceli çalışmanın, hak alma mücadelesinde sendikanın ve sendikacılığın ne olduğunu sahada, masada ve her platformda dile getireceklerini söyledi.
“Emek en yüce değer” anlayışı ile yola çıktıklarını belirten Güngör; çözüme kavuşturulması gereken sorunları tek tek sıralayarak destek istedi.

TALEPLERİ İLETTİ
Başkan Güngör; “Maaşlarımız üzerindeki yüksek vergi dilimi uygulamasından, metal sektörünün ağır sanayi kapsamına alınmasına, kıdem tazminatında yapılması planlanan değişiklikler üzerindeki belirsizlikten, iş kazalarına varana kadar birçok sorun çözülmeyi beklemektedir” dedi.
Güngör, “Bu çerçevede saydığım bu başlıkları kısaca açmak gerekirse;

1- Emekçiler adeta vergi yükünü tek başına sırtlanmış durumdadır. Yılın başında aldığımız maaşı, maalesef yılın son aylarına doğru ciddi manada artan vergi dilimi uygulaması nedeniyle alamıyoruz. Toplu İş Sözleşme masalarında kazandığımız zamlar, vergi dilimlerine gitmekte, işçi bu ağır yükün altında ezilmektedir. Özçelik-İş Sendikası olarak, vergi oranlarının % 20 oranında sabitlenmesi talep ediyoruz.

2- İşçinin, geleceğinin teminatı, emekçinin sigortası, konumundaki kıdem tazminatı uygulamasının zaman zaman değiştirileceğine yönelik haberler çıkmakta, bu durum çalışan kesimi tedirgin etmektedir. Kıdem tazminatı, geleceğe yönelik işçinin bir güvencesidir. Aynı zamanda bir iş güvencesi niteliği de taşımaktadır. Kıdem tazminatında kesinlikle bir geriye gidişi kabul etmediğimiz gibi yapılacak herhangi bir değişiklikte işçi kesiminin menfaati gözetilmedir. İşçinin göz ardı edileceği yeni bir kıdem tazminatı uygulamasının, çalışma hayatını alt üst etmekten başka birşey getiremeyeceği bilinmeli, buna göre adımlar atılmalıdır.

3- Emekli olabilmenin her geçen yıl zorlaştığı bir ortamda isteğimiz; meslek liseleri ve çıraklık eğitimin,
staj başlangıcının emeklilik hesabına dahil edilmesidir. Gerekirse geriye dönük borçlanma dahil bir çalışma yapılmasını istiyoruz.

4- Metal sektöründeki tüm çalışanların ağır sanayi kapsamına alınmasını istiyoruz. Bu durumda Fiili hizmet zammı ile çalışanlar aldıkları yıpranma günü kadar işe başlangıçlarını geri çekebiliyor. Bu da hem yaş hem prim şartını düşürerek erken emeklilik imkânı sağlıyor.

5- Canımızdan canlar götüren iş kazaları, çalışma hayatının en başlıca sorunlarındandır. Fabrika sahasında yere düşmüş cansız bir beden görmeye tahammülümüz yoktur. Bu nedenle gerek işverenlerin, gerek hükümetimizin, gerekse sendikaların elini daha fazla taşın altına koyması gerekmektedir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda daha sıkı tedbirler alınmasını talep ediyoruz. Böylece iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önüne geçebileceğimize inanıyoruz.

6- Milyonlarca çalışanın, işverenin insafına bırakılarak çalıştırıldığı bir çalışma hayatı bizleri derinden yaralamaktadır. Türkiye’de milyonlarca emekçi , sendikasız işyerinde alınteri akıtmakta, örgütlü gücün nimetlerinden yararlanamamaktadır. Bu nedenle örgütlenmenin önünün açılmasını, sendikalı olan işyerlerine destek amaçlı teşvik verilmesini talep ediyoruz.

7- Bizlere çocuklarımızın emaneti olan, temiz bir çevre ve hava kirliliği konusunda gerekli denetimlerin daha sık yapılmasını istiyoruz” dedi.